Avrupa Birliği Konseyi, 12 Haziran 2026 tarihinde Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması'nı (SKDM) düzenleyen 2023/956 sayılı Tüzükte değişiklik öngören taslak düzenleme üzerinde genel yaklaşımını kabul etti. Düzenleme, SKDM'ın kapsamını yalnızca temel ham maddelerle sınırlı tutmayarak çelik ve alüminyum yoğun nihai ve yarı mamul ürünleri de kapsayacak şekilde genişletmeyi amaçlıyor.
Avrupa Parlamentosu’nun mevzuat taslağına yönelik müzakere pozisyonunu kabul etmesinin ardından, AB kurumları arasında müzakerelerin başlatılması ve 2026 yılı sonuna kadar mevzuat paketinin kabul edilmesi beklenmektedir.
Türkiye'nin AB'ye yönelik demir-çelik, alüminyum ve bu girdileri kullanan imalat ürünleri ihracatı dikkate alındığında, SKDM kapsamının genişletilmesi Türk ihracatçıları açısından yeni raporlama ve mali yükümlülükler doğurabilecektir. Özellikle ürün bazında doğrulanmış emisyon verilerinin sunulması, tedarik zinciri izlenebilirliğinin artırılması ve düşük karbonlu üretim yatırımlarının hızlandırılması önem kazanacaktır. Ayrıca AB'nin dolanmayı önlemeye yönelik yeni hükümleri, ihracatçıların emisyon beyanlarında daha ayrıntılı kanıt sunmasını gerektirebilecektir. Bu nedenle Türk sanayicilerinin SKDM'nin ikinci aşamasına yönelik hazırlıklarını hızlandırmaları önemlidir.
Düzenlemenin Temel Amaçları
Başlıca Değişiklikler
SKDM kapsamı, mevcut çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi sektörlerin ötesine geçerek, bu ürünleri girdi olarak kullanan aşağı akım (downstream) çelik ve alüminyum yoğun ürünleri de kapsayacaktır. Bu genişleme özellikle yüksek ithalat hacmine ve yüksek karbon kaçağı riskine sahip ürünlere odaklanmaktadır.
Taslak düzenleme, üreticilerin düşük emisyonlu tesislerde üretilen malları AB'ye yönlendirip yüksek emisyonlu üretimlerini diğer pazarlarda sürdürmesi şeklindeki "zararlı kaynak kaydırma" (harmful resource shuffling) uygulamalarını açık şekilde hedef almaktadır. Komisyon, yüksek risk taşıyan ürün ve ülke kombinasyonları için ek kanıt ve raporlama yükümlülükleri getirebilecektir.
İthal edilen ürünlerin gerçekten beyan edilen tesiste ve belirtilen dönemde üretildiğinin kanıtlanması istenebilecektir. Ayrıca çelik ve alüminyum hurdalarının üretim sırasında ortaya çıkan emisyonları da belirli koşullarda hesaplamalara dahil edilecektir.
Elektrik ithalatında kullanılan emisyon faktörlerinin hesaplama yöntemi güncellenmekte, yenilenebilir ve diğer fosil dışı kaynaklar da daha kapsamlı biçimde dikkate alınmaktadır. Ayrıca AB elektrik piyasasına entegrasyon sağlayan üçüncü ülkeler için belirli muafiyet mekanizmaları öngörülmektedir.
SKDM'nin Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) kapsamında uygulanmasına yönelik hükümler eklenmiş, mekanizmayı benimseyen EFTA ülkeleri için özel düzenlemeler getirilmiştir. Böylece AB ile bu ülkeler arasında ortak bir SKDM alanı oluşturulması hedeflenmektedir.
Uygulama Takvimi